FADU SENI YAKALADIM !!!
05/11/2009 - 03/12/2009Ayşegül Sağbaş
“…yaptigim her resmin hikayeleri var. Duydugum, gördügüm, yasadigim hikayeler. Siradanligi siradisilastiriyorum bir anlamda. Biraz da yaptigim resimlere benziyorum.
Sadece ani tespit ediyorum. Hiç konusmadan. Resimlerimde sadece bakiyorlar.”
Aysegül Sagbas’in resimlerinde “Fadu” kimligiyle karsimiza çikan kadinlar geçmis resimlerine göre daha disil bir yan sergilese de hal-i hazirda çocuk kadinlardir.”Fadu”lar bir anlamda sanatçinin kendisidir. Biraz da toplumda ne kadar çabalasa da öteki olmaktan kurtulamamis yüzyillardir kaderini degistiremeyen bugünün kadinlaridir. Hayatin anlamsiz ciddiyeti karsisinda - insan neticede ölecektir, “Fadu”nun oyuna, naiflige siginma hali, gözlerindeki kimi zaman saskin, kimi zaman hüzünlü ifadelerle tezat olusturur. Bu durum resmin gerilimli noktasidir da. Sanatçi çamasir asarken, yataginda ask mektubu okurken, Fadu’yu tuvalette yakalarken bir karsi durusu degil, sadece hayatta var olmayi ifade eden siradan kadin hallerini tespit eder. Bu kadinlar siradanligin içinden kendilerini çekip alacak bir kurtulusu beklememektedirler. Basit eylemleri içinde sadece bizi izlemektedirler ve izlenildiklerini de bilmektedirler.
Sanatçi resminde kendi yarattigi özel bir dili kabul eder ve kullanir. Gelistirdigi bu dil resme yaklasimiyla sinirli kalmaz, teknigi de içine alir. Kendine has bu plastik dil özgünlügünün belirleyicilerindendir.
Füruzan Simsek
Ekim, 2009