UNNAMED

22/10/2010 - 27/11/2010

Nazan Azeri

UNNAMED

Nazan Azeri  "Adi  Konmamis" basligi altinda son  çalismalari ile 22 Ekim-27 Kasim 2010  tarihleri arasinda Galeri CDA Projects'te.


Nazan  Azeri çocuklarin ilk çizdigi resimlerde yer alan evleri heykellere dönüstürerek, sanki  her an kaldirilip düzeltilmeyi bekleyen  tepetaklak olmus  minik evlerden olusan yerlestirmesi,  videosu, resimleri,  üzeri karalanmis  fotograflari ve karalamalardan  olusturdugu desenleri ile  disiplinler arasinda dolasan bir sergi gerçeklestiriyor.

Giysileri/örtüleri  anlam bozumuna ugratarak, örterek/karalayarak  , çikararak , sürükleyerek , agaçlara asarak örtünün altindaki,  mevcut sembolik düzenin ardinda olanin izini sürüyor . Fotograf ve desenlerle olusturdugu karalamalar geleneksel  yazi resimlerlerdeki dinsel  sembolik dili anlam bozumuna ugratip  arkasindaki "bosluk"la bizi yüzlestiriyor.  Kadin ,  sembolik düzenin içinde bir peçe,  leke, bir bosluk , bir kayip olarak göründügünde görünürlük  kazanabiliyor.

Resimlerdeki birbiriyle çatisan direksiyonlarda merdiven egimleri,  geometrik olanla  organik olanin,organikle inorganigin  yanyana kullanilmasi... Bunlar çok uçlarda gezinen anlayislarin birarada söylendigi bir cümle formati.

Azerinin islerinde  anlamlar dünyamizin igretiligi , düsünmeden ebedilik  affettigimiz, sorgulamadan, nasilsa diye kabul ettigimiz pek çok seyin ne kadar igreti oldugu hissettiriliyor. Deneyimin ya da esyanin kendisinin, Lacanin sembolik dil dedigi,  tam üzerinde anlastigimiz, aslinda büyük ölçüde üstüste binmis, ideolojiyi de tasiyan o klise tarafindan tasinamaz halini hatirlatiyor bize.

Bir yandan da kendi iç mimarimizin nasil kurulmus olduguna dair bir anlati, bir yer var ama içinde  bulundugumuz çesitli mekanlarin  birbirine nasil eklendigi nasil ulandigi, hafizada nasil bir yer  tuttugu aslinda hep yeniden kurgulanmasi gereken bir durum.  Resimler bu anlamda     tekrarlarda,  nereye  gittigi belli olmayan merdivenlerde, ucu  belli olmayan yürümelerde ,  mimari enteriyör ile dis doganin  içiçe  geçmesinde kurgulanmaya ihtiyaç duyan ve belli bir kendine  özgü  kurgusu da olan bir iç  dünyaya  götürüyor...Sembolik olan, yani  ideolojik olan mekan kurgusuyla, bir nesne anlamiyla,  bu bizi yari yolda birakti ile hayalleri arasinda bir yerde duruyormus  gibiler. Islerin o yüzden de  çok dokunakli olabilen bir yanlari var. Tuvallerdeki mekan kurgusu, degisik mekan planlarinin üstüste bindirilmesinin önemi de o. Bu açidan resimler 17.yy. yada 19.yy.  Hollanda enteriyörleriyle karsilastirabilir.  Onlarin da bir zamanlar denemeye çalistigi seyi deniyor sanki. Içinde yasadigimiz mekani birarada, bütün  tutan sey belli degil, o ne ,   gibi bir soru cevapla döneniyor. Bu tür resimlerin önemi, o bütünlük gibi görüneni, yani bir görünüp bir kaybolan bütünlük gibi seyi bize hissettirmesi . Yok diye sizlanip durmayip bir sekilde yine de birbirine ulanan, doga gibi bir parçanin bir ucundan görülebildigi, bir odanin bir yere açildigi, bir enstantanenin degisik tonlarda tekrarlandigi seyler,  bizim mekani içimizde tasimamiz hakkinda dogru bir sey söylüyor.

Rus konstrükstivistlerinin, yeni bir dünyanin esigindeyken  bir bikmislik ve hadi bütün dillerin ötesine geçelim farkli biryerden bakalim  ve yeniden yapalim su isi dedikleri gibi  formlari egerek, bozarak, ölçekle oynayarak yeni bir görme -kurma denemesine girisiyor Azeri . Cesurca , ayiklayarak görerek göstererek ve kendi olarak, kendi bütünlügünü kura kura ilerliyerek....



Works in the exhibition

See also: